13 Temmuz 2017

Bu Nedir Ya!

Deniz güneş kum üçlüsü dışında bir tatil arayisindayim. Nedir bu ya güneşten kavrul, suya gir, çık,  kavrul, acık,  ye, uyu, yine suya gir... sürekli takılı plak gibi tekrarla dur bunu günlerce.

Aman ne şahane,  sana diyorum beyim!

14 Haziran 2017

Marifet

Ulusal ölçekte yayın ve dağıtım yapan bir edebiyat dergisinde ilk öykümün çıkması 2012 yılı. Dergi, şimdi irtibatımın olmadığı (Ohoo,bir edebiyat dedikodusu yapsam burada, neler çıkar vallahi) Deliler Teknesi.


Çok sevinmiştim.

Hatta  o günlerde atölyeye konuk olan Suphi Varım beyden, başka birkaç yazımla beraber güzel eleştiriler işitmiştim. Gerçi sanırım kendisi yeniyetmelerin hevesini kırmamak için de biraz öyle yapmıştı sağ olsun:)

Ama beni en çok sevindireni Hece'de yayınlanan ilk öyküm olmuştur.

9 Haziran 2017

Bir Öyküyle Yazarlık Atölyesi



Hece dergisi için hazırladığım küçük edebiyat notları Çeşitkenar adlı kısımda.  Nisan 2017 sayısında Haldun Taner'in bir öyküsünden bahsettim.

5 Haziran 2017

BEN BÖYLE DEĞİLDİM

Son üç yıldır kendimi o kadar kasmışım, o kadar gerginim ki, değil bir üç yılda on üç yılda düzelemem belki.


Valide aradı sabah sabah. Baba için. Evde bakım hizmetlerini aradın mı diye.* Ne kadar aklımdan tekrar etsem de unutmuşum işte. Sahur filan bünyemi iyice tersyüz ediyor. Bir azar, bir sitem validede.

Aceleyle aradım hemen. Bu kez çabuk ulaştım, evde bakım hizmetleri tarihinde bir ilk!

Döndüm validemize, tamam, listeye aldılar, arayacaklar.

Bu kez soruyor "Acil dedin mi?"

- Demedim, unuttum.

1 Haziran 2017

Çalışma ve Mutluluk yahut "Hemşerim Nörüyon?"

Sevgilim olacak beyefendiyle çıkmaya başladığımızda sağdan soldan onun hakkında bana ilk sordukları hep şu oldu:

- Ne iş yapıyor?

30 Mayıs 2017

Mösyö Philipon'un 2 yıl hapsine...

Hadi devam edelim.

" Zürih'te sıradan bir yaşam sürme fikri büyülüyordu en çok beni. Londra'da sıradan bir yaşam sürmekçok da kıskanılacak bir durum değildir.  Sıradan hastaneler, okullar ve evlerin hemen hemen hepsi iğrençtir.  Tabii bunların harika örnekleri de vardır, ama onlara yalnızca çok zenginler ulaşabilir. Londra bir burjuva kenti değildir. Zenginlerin ve fakirlerin yaşadığı bir kenttir."

Bu kıyaslama sayesinde ben de burjuva kentlerden yanayım.

Son alıntı bu bahiste:

" Modern ve laik toplumlardaki insanların çoğunun benimsediği bir görüşe göre herkes gibi olmak, bir insanın başına gelebilecek en kötü şey, tam anlamıyla kadersizliktir.